İNSANIN GİZLİ GÜCÜ

Proje Başlığı:

Yazar:
 Ömer Hoca
Tarih:
 23.2.2014
Kategori:
Vakıf Yayınları

İNSANIN GİZLİ GÜCÜ

Biri bize, geleceğe müdahale etmenin mümkün olduğunu söyleseydi, şaşırırdık. En güvenilir insan olan Hz. Muhammed (S.A.S.) bunun müjdesini vermiştir. İnsan dua vasıtasıyla geleceğine yön verebilir. Kainatın Efendisi şöyle buyurur: “Dua kaderi geri çevirir.”

İnsan, ruhunun heyecanlarını teskin etmek için Rabbiyle konuşmak isteyerek Ona seslenir ve kendisine verilecek cevabı bekleyerek umutla dolar. Rable kul arasındaki bu iletişimi mükemmelleştiren ise iki tarafın sahip olduğu sıfatlardır. Bir tarafta eksiksiz kudret ve hakimiyet, diğer tarafta mutlak acizlik ve ihtiyaç. Bir yanda her şeyi kuşatan rahmet ve inayet, diğer yanda sınırsız fakirlik ve zayıflık vardır. Bu ikisinin hitap ve cevap, dua ve duaya karşılık olarak bir araya gelmesiyle mükemmel bir iletişim oluşur.

Dua insanın sınırlarını aşma kabiliyetidir. Rabbine seslendiğinde ve Ona yalvardığında, fani kulun önünde sarp kayalıklar gibi duran zaman, mekan ve imkan sınırları ortadan kalkar. Böylece insan, Merhametli Rabbinin hudutsuz mülkünden, sınırsız cömertliğinden ve hesapsız rahmetinden istediği kadar isteme imkanına kavuşur. Dua, insanın bu güne kadar yapamadıkları için, bu gün güç yetiremedikleri için ve bu günden sonra yapmak istedikleri için kalbinin diliyle seslendirdiği niyetleridir. İsteklerinin Rabbi tarafından önemsenmesi ve cevaplanması ise, insanın yeryüzünün Halifesi olarak İlahi emirle yetkili kılındığının en güçlü delillerindendir. Bu yetki ve sorumluluğun gereği olarak kul, her vesile ile Rabbini anarak ve Ona dua ederek fiillerini icra etmelidir.

İnsan dua sayesinde, belirsizliklerle dolu geleceğe bir derece emniyet içinde bakabilir. Duayla geleceği şekillendirmenin ihtimal dahilinde olması bile büyük bir lütuftur. Dua, acziyetin içindeki kudrettir ve iradeyi kanatlandıran bir tılsımdır. Yapacağı işlerde Allah’a güvenen kulun azmi, katlanarak artar.  Kul, yaptığı duaları davranışlarıyla destekler, sebepleri takip ederek yaratılış kanunları çerçevesinde Allah’ın iradesine uygun hareket ederse, rahmetin kapısını doğru biçimde çalmış olur. Üzerine düşeni yaptıktan sonra da, kendi kudret ve imkan sınırında durup,  “Rabbim, işte benim atabileceğim son adım, Senin önüme çizdiğin sebepler sınırı buraya kadardı, ötesi için rahmetini esirgeme” diyerek Yüce dergaha iltica eder.

Dua’yı mutlak manada çağırmak olarak anladığımızda; güzel bir şey görünce “maşaallah”, hayret edince “sübhanallah”, nimete erince “elhamdülillah”, heybet ve azamet karşısında “Allahuekber”, bir işi yapmaya niyet edince “inşaallah”, bir işe başlarken “Bismillah”, günahlarını hatırlayınca estağfirullah, bir güçlükle karşılaşınca “la havle vela kuvvete illa billah”, bir şeyden korkunca “euzübillah” ifadeleriyle yapılan zikirlerin hepsi duaya dahildir ve vekalet görevinin yerine getirilmesinde insana destek olmaktadır.

This template supports the sidebar's widgets. Add one or use Full Width layout.